PSİKOLOJİK DESTEĞE NE ZAMAN BAŞVURMALIYIM?
- Begüm Sayan
- 15 Şub 2021
- 2 dakikada okunur

Psikolojik destek almak, psikoterapi sürecine başlamaya karar vermek pek de kolay olmayan bir şeydir. İlk olarak bir uzman arayışına girilir, referanslar alınır. Kafada belki bir sürü soru işareti… ‘Doğru mu yapıyorum? Doğru bir zamanda mı desteğe başvuruyorum? Yoksa daha da beklemeli miyim? Belki bir süre beklersem kendimi daha iyi hissederim.’ düşünceleri döner de döner akılda.
Öyle haklısınız ki.. Sizi öyle iyi anlıyorum ki.. Öyle kolay mı bir insanın kendi ruhunu bir başkasına açması.. En gizli en mahrem ruhsal parçalarını anlatması.. Ama ya beklemek bir zaman kaybıysa? Ya işler daha iyiye gitmek yerine sarpa sararsa?
İşte bu nedenle ‘Ne zaman psikolojik destek alınmalı, doğru zamanı nasıl anlarız? Bir sorunu psikolojik rahatsızlık haline getiren kriterler neler?’ gelin biraz bunları konuşalım.
1- Öncelikle sorununuzun tanımlanması önemli. Problem olarak gördüğünüz ve sizi rahatsız eden şey nedir? Bu sorunun hayatınız üzerindeki davranışsal ve duygusal etkileri neler? Mesela davranışlarınızı ve duygularını nasıl etkiliyor? Sizi daha sinirli, daha çökkün veya çok fazla aşırı enerjik biri mi yapıyor? Sürekli konuşmanıza mı yoksa çok fazla kendinize dönmenize mi neden oluyor?
2- Bu durum ne zaman başladı? Ne kadar zamandır sizi rahatsız ediyor? Ne sıklıkla sizi rahatsız ediyor? Farklı psikolojik rahatsızlıklar için farklı zaman kriterleri mevcut. Örneğin; depresyon için 15 gün sorun sürekli yaşanırken, panik bozukluk için 1 ay belirtilerin sıklıkla yaşanması beklenir.
3- Bu durum yaşanmaya başladığından beri üstesinden gelmek için neler yaptınız? Yani baş etme mekanizmalarınız neler? Kendi kendinize telkini mi seçtiniz? Arkadaş, aile gibi sosyal desteğe mi başvurdunuz? Spora mı başladınız? Yani bu durum baş etme gücünüzü ne kadar aştı? 0-10 arasında puanlayın.
4- Günlük hayatta karşılaştığımız her sorun psikolojik bir sorunu işaret etmez. Ancak yaşanılan sorun veya sorunlar günlük yaşamı kalitemizi (uykumuzu, iştahımızı, ilişkilerimizi) bozmaya başlamışsa burada ruhsal yapımız kırmızı alarm veriyor diyebilir. Karşılaştığımız durumun günlük hayatımıza etkisi en temel kriterlerdendir. Her birimiz gün içinde ufak tefek sorunlar yaşayıp üstesinden geliyoruz. Ama bir durumun psikolojik rahatsızlık olması için, sürekli olması ve günlük hayatımızı etkiliyor olması gerekir. Bu etkileri söyle sıralayabiliriz:
5- Fiziksel durum:
-En temel kriterlerden biri uyku kalitesidir. Uyku düzeninizde bir değişim oldu mu? Çok uyuma, az uyuma, sık sık uyuma, sık sık kabuslar görme, bir kez uyanıp bir daha dalamama gibi.
-Diğer önemli konu iştah. İştahta bir artış veya azalma oldu mu?
-Enerji düzeyinizde bir değişim var mı? Aşırı hareketlenme veya sürekli yorgunluk, çökkünlük gibi.
Tüm bunlarda uzun süredir ve sürekli şekilde değişim varsa yine bir sinyal alıyorsunuz demektir.
6- Diğer önemli konulardan bir tanesi duygular. Bahsedilen durum duygularınızı ne şekilde etkiliyor? Sizi daha duygusal veya daha donuk biri mi yapıyor? Duygularınızın şiddeti nasıl? Bir olaya aşırı ve mantıksız tepkiler veriyorsanız yine sinyaller sizin için yanıyor olabilir.
7- Son olarak ikili ilişkilerdeki (eş, partner, çocuk, anne-baba, kardeş, arkadaş, patron, vb.) etkileri neler? Günlük yaşamınızdaki insanlarla ilişkilerinizde kaoslar çıkmaya başladıysa ve yönetmekte zorlanıyorsanız, kendinizi anlaşılmıyor, kimseyle iletişim kuramıyor gibi hissediyor ve birilerinden sürekli ‘ Bir uzmana görünsen iyi olur.’ yorumları alıyorsanız yine bir sinyal size doğru yanmakta olabilir.
Comments